BLOG

Vücut Geliştirmenin Dünü, Bugünü ve Yarını

post img

Vücut geliştirmenin Dünü, Bugünü ve Yarını..         

Vücut geliştirme, ağırlık kaldırma, kalori alımı ve diğer uygulamaların bir araya getirilmesiyle kas telciklerinin (fibers) geliştirilmesi işlemidir. Bu aktivite ile uğraşan kişiye vücut geliştirici (Bodybuilder) denir.

Rekabete dayalı bir spor olarak vücut geliştirmede, vücut geliştiriciler, jüri önünde fiziksel görünüşlerini çeşitli hareket serileriyle sergilerler. Ünlü vücut geliştiricilerden bazıları şunlardır: Larry ScottArnold SchwarzeneggerFrank ZaneLou FerrignoFlex Wheeler Steve ReevesSerge Nubret ve yenilerden, Ronnie Coleman ile Jay CutlerPhil Heath.

 

Vücut geliştirmenin tarihi, taş ve ağaçtan yapılan ve farhanlar (Nallar) denilen el ağırlıklarını (dumbbell veya dambel diye de kullanılır) kullanan atletlerin bulunduğu 11. yüzyıl Hindistan'ına kadar geri gitmektedir. Bu dönemde Hintler ilk jimnastik salonlarının bir biçimini de inşa ettiklerine dair kanıtlar bulunmaktadır. Ancak bu dönemdeki vücut geliştirme kasların görünümü değil güç arttırımını sağlamak için uygulanmaktaydı.

Sonraki yıllarda

Günümüzdeki şekliyle vücut geliştirmenin ortaya çıktığı dönem 1880 ile 1930 arasıdır. 19. yüzyıldan önce kadar kasların bu şekilde sergilenmesi gibi bir sanat bulunmamaktadır. Bu yıllarda "Modern Vücut Geliştirmenin Babası" olarak anılan Eugen Sandow, kas gösterisi performanslarıyla genel izleyici kitlesine vücut geliştirmeyi tanıtmıştır. Menajeri kanalıyla sahnede gerçekleştirdiği gösteriler Sandow'un ününü arttırmış ve kendi adıyla tanınan ürünler bu daha sonra hızla gelişecek olan vücut geliştirme sanayiinin de ilk ürünleri olmuştur.

Sandow Antik Yunan heykellerindeki ideal beden ölçülerini savunmaktaydı. Görünüşü bir rastlantı eseri değildi. Çünkü kendisi eski Yunan heykellerindeki vücutları ölçmüş ve vücudunu bu ölçülere denk gelecek şekilde geliştirmiştir. Bunu yaparak da daha önceden belirlenmiş bir ölçüye göre kas geliştiren ilk kişi olmuştur. Yalnızca bu onun vücut geliştirme sporunun babası sayılmasına yetmektedir. Kendisi bu konuda ayrıca kitaplar yazmıştır.

Evet bu kadar ansiklopedik bilgi yeter J şimdi klişe bi sözle yazımıza başlayalım “Ne varsa eskilerde Var..!!!”

 

Günümüzde vücutgeliştirme bilimin ve teknolojinin hızla gelişmesiyle adeta çağ atlamışdır,devasa kütleler,üç boyutlu definasyon,milyardolarlık bir endüstri …Birçok sporda olduğu gibi bu spor dalındada başı çeken ülke tabiikide Amerika Birleşik Devletleri her ne kadar son 8-10 senede arapların ve İranlıların çok ciddi yatırımı ve peşpeşe çıkardığı “IFBB PRO” sporcuları olsada Kralın tahtı sallanır ama asla yıkılmaz.Peki neler oluyor bu Amerikan bodybuilding ve fitness endüstrisinde neden bu kadar başarılılar? Neyi çok iyi yapıyorlar? Ülke olarak bizim konumumuz ne bu endüstride?ıyılerimiz ve kötülerimiz neler? Şimdi sırasıyla bu sorulara cevap verelim..

Amerika’da Bodybuilding

Öncelikle Abd’de eğitim almış ve oradaki yarışmalara sporcu hazırlamış bir antrenör olarak şunu söylemeliyim ki ; Bu işte maddiyat ve genetik herşeydir. Milyon dolarlarınız olabilir fakat bu işe yatkın bir genetiğiniz yoksa bu işte kariyer serüveniniz ancak belirli bir noktaya kadar gelebilir veya muhteşem bir genetiğiniz olabilir fakat sizi yukarıya çıkartmak için paraya ihtiyacınız olacaktır çok fazla paraya hem de.

Yaşam şartları,gelir düzeyiniz,yaşadığınız coğrafya bunların hepsi artı yönde gelişen bir noktada mutlak kesişmeli yoksa sonuç başarısızlık olacaktır.Abd’de yaşayan çoğu sporcunun en büyük avantajı bu işin temelini oluşturan “beslenme”olgusunun bütün imkanlarıyla sporcular için seferber edilmiş olması onları oyuna 1-0 önde başlatıyor.

“Genetik”karma bi toplum olan birleşik devletlerde bu faktör özellikle afro-american sporcuların oyuna dahil olmasıyla resmen ırkların savaşına dönmüş durumda Weider kardeşlerle ciddi ivme kazanan Supplement endüstrisi ve bu endüstrinin yarattığı kahramanlar,bu kahramanları halkın benimsemesiyle milyardolarların döndüğü başta Supplement üreticilerinin kazandığı daha sonra ürün satışlarını arttırmak için marka yüzü olarak kullandığı sporculara sponsor olması,onların daha iyi şartlarda yarışlara hazırlanması,mevcut yarış sayısının arttırılması ve bu yarışlara para bununla beraber derece yapan sporculardan yeni yeteneklerin bulunması ve onlara sponsor olunması,reklam ve sinema filmleri v.b bir çok imkanla kapı kapıyı açarak devam etmekte.Uzun lafın kısası adamlar sporun ve sporcunun öyle yada böyle bir şekilde yanında durmakta.

“Amerika-Bodybuilding ve BİLİM”

BİLİM: evrenin, evrendeki olguların ve olayların bir bölümünü ele alıp birtakım yöntem ve deney yolları kullanarak ve gerçeğe, gerçekliğe dayanarak birtakım yasalara ulaşan bilgi yolu, düzenli ve tutarlı bilgi.

Kelime anlamıyla bilim aynen yukarda okuduğunuz gibidir.Bilimi alıp dünya üzerindeki en yetenekli canlılardan biri olan insanın daha iyi gelişmesinde kullanırsanız hele ki bunu spor üzerinden yaparsanız işte o zaman izleyenleri hayran bırakan büyülü bir dünyanın kapılarını açabildiniz demektir.

Sporcuların en iyi forma ulaşması için Amerikan endüstrisinde bilim başrolde sporcunun genetik özelliklerine,yaptığı antrenmana,uyku ve yaşam şekline kadar birçok şeyi göz önünde bulundurarak hazırlanmış programlar,sakatlık riskini neredeyse sıfıra indiren,hemen hemen her kas grubunu maksimum derece uyarıp çalışmasını sağlayan mühendislik harikası makineler,agresif antrenman ve diyet süreçlerini kolaylaştıran Supplementler ve diğer destekler,myofasyal masaj ve manupülasyon teknikleri,performans testleri v.b liste uzayıp gidiyor sonuç olarak onlar başarıyı elde etmek için bilimin önemini anlamış ve bunu sporun ta kendisi haline getirmişlerdir.

 

Nedir bu Amerikan sevdası dediğinizi duyar gibiyim,hiç mi eksi yönleri yok,elbette var.Amerikan endüstrisi “Korkut-Mecbur kıl-Çözüm bul” bu üçlüyü unutmayın şimdi vericeğim örnekte pekiştirmenizi sağlayacak

“Gece uykuda kaslarınız proteine ihtiyaç duyar 8 saat vücut aç bırakılmaz katabolizma(yıkım)gerçekleşir.”Gülmeyin..buna zamanında hepimiz inandık hepimiz kovalarca içtik o casein proteinini gece uykusunda kaslarımız yıkılmasın diye hatta yumurta yemedik,et,tavuk,balık yemedik hani tadıda güzel ya gittik son paramız olsa bile onu aldık.Aslında yapılması gereken gerçekten neye ihtiyacımız olduğunu bilmekti Supplementler kişiye uygun bir beslenme ve antrenmanla birleştiği zaman en iyi faydayı verir ihtiyaç-verim ve gereksinim duyma arasındaki bağlantıyı doğru kurabilmek çok önemlidir.İşte Amerikan rüyası önce bizi korkuttu sonra bize çözümü sundu bizde armut piş ağzıma düş yaptık.Sakın yanlış anlamayın Supplementler gereksiz demedim sadece doğru şekilde kullanılması sizin ihtiyacınız doğrultusunda belirlenmesi çok önemli dedim tıpkı profesyonellerin yaptığı gibi..

Neyse Supplement dünyası, Weider kardeşler ve Yakışıklı Çocuk Arnold ile ilgili yazımda bunlara fazlasıyla yer vericem zaten biraz sabır J

Konuyu Çok uzatmadan çokta dağıtmadan Ülkemize değinmek istiyorum, aslında bu konuda o kadar ağız dolusu söylemek istediklerim var ki fakat bazen her şeyi her yerde yazamıyor söyleyemiyorsunuz..

Ülke olarak futbola verdiğimiz değerin 3/1’ni bu spor için verseydik, bugün burada çok başka şeyler yazıyor olurdum diye düşünüyorum. Kaç tane yetenek kaç muhteşem genetik sırf yokluktan bu sporda bir yere gelemedi birçoğuna gözlerimle şahit oldum. Bana göre sektör son 5-6 senede ciddi ivme kazandı büyük hocalarım, abilerim 10 sene deseler de bence dünyadaki özellikle ABD ve Avrupa’daki endüstrinin en az 15 sene gerisinden geliyoruz. Okumuyoruz, Araştırmıyoruz, Öğrenmeyi sevmiyoruz hep hazır olsun biz yapalım istiyoruz buda bizi biryere getirmiyor.Birçok dünya ülkesinde ortaokul çağında hatta ilkokulun sonunda çocukların spor branşlarına göre yetenek seçimi yapılıp bu yönde yetiştirilirken bizler Sınavlar maratonunu geçmek için hayatımızı hiçe sayıp ezbere dayalı ders çalışmak mecburiyetinde kalıyoruz, çünkü sistem bunu gerektiriyor.

Bunlar Zamanla düzelecektir inanıyorum, Diğer bir yandan ülkemdeki sektöre baktığımda bir kısım aydınlanmayı ucundan da olsa yakalamış durumda ama bir kesim var ki İnatla yanlışları yapmaya ve bunları savunmaya devam ediyor, onlarda hatalarını fark edecek ve Bilim’in bu sporun anahtarı olduğunu anlayacaklarını umuyorum, İlerleyen haftalarda “Türkiyede vucüt geliştirme”adı altında detaylı bir inceleme yazısı yazmayı planlıyorum orada bu konuların detaylarına değineceğim.

Son olarak bu yazıyı okuyan meslektaş büyüklerimden ve kardeşlerimden bir ricam olacak, Antrenman yaptığım salonda 16-18 yaş aralığında genç kardeşlerimizi görüyorum büyük bir şevkle antrenman yapıyorlar bilgiye ve öğrenmeye açlar onları bilime okumaya araştırmaya yönlendirelim, bazen çok soru sorup bizleri bunaltsalar da bizlerinde o yaşlarda benzer şekilde olduğumuzu unutmayalım onlar bu güzel sporun geleceği onlara sahip çıkalım..

 

Bu benim ilk blog yazım, bundan 10 sene önce soğuk demire elimin değdiği ,hocamın program kartımı yazıp verdiği o salondaki ilk gün ki heyecanımla yazıyorum bu yazımı size Sürç-i Lisan ettiysem affola…

Bir set,bir tekrar,bir nefes daha Çok sevdiğimiz bu spor için..

Sağlıklı, mutlu ve nice Sert antrenmanlara..

 

Yağız Buğra Özcan

Head Coach

 

EGZERSİZE BAŞLA!

Facebook ile Bağlan
veya
Vücudun ile hayatını değiştir
Söz veriyoruz, yapabilirsin...